Doğukan Savran

Doğukan Savran

Mithat Paşa


27 Eylül 2008 13:35
font boyutu küçülsün büyüsün


sn. ilber ortaylı

adım dogukan ve 9.sınıfa gidiyorum.size bir sorum olacak.

geçenlerde hıfzı topuz un taif'te ölüm diye bir romanını okudum ve orada mithat paşa'yı abdülhamid öldürttü,abdülaziz intihar etti gibi yazılar var.ama ben bazı internet siteleri(ör:vikipedia) nden okudum ve bunların tersi yazıyıyor.bende size sormak istedim.çünkü daha önceden ben de sizin kitaplarınızı okudum.ama mithat paşa ile ilgiliz bi yazınızı bulamadım.

size soruyorum yukarıdaki söz ettiklerimin gerçekleri nedir?

hıfzı topuz mithat paşayı savunurken yazdıkları yalan mı?

ve sizden bişey isteyeceğim ama imkansız olabilir(ben sizinle röpörtaj yapmak istiyorum ama bu benim için hayal olabilir.sizin yazdıklarınız bana mantıklı geliyordu.

 








Bu haber 5,480 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (2)
  • Fatih / 16 Eylül 2009 16:53

    Abdülaziz intihar mı etti?

    Sultan Abdulaziz intihar mı etmistir yoksa sehid mi edilmistir?

    30.5.1876 tarihinde hal' edilen ve yıllarca ikamet ettiği Dolmabahce Sarayı yağma edilen Sultan Abdulaziz, gorevden alındıktan sonra Huseyin Avni Pasa'nın adamları tarafından Topkapı Sarayı'na nakledilmistir. Burada olum korkusuyla buyuk sıkıntılar ceken ve kendisine bakım yapılmayan Sultan Abdulaziz, yeni Padisah'a hitaben kendisinin Cırağan Sarayı'na nakli icin insanı huzne boğacak manalarda tezkireler kaleme almıstır. Bunun uzerine Cırağan Sarayı'nm ust tarafında V.Murad icin yapılan dairelere getirilmistir. Burada da olume terkedilmis gibi bakımı yapılmayan Sultan Abdulaziz'in hayatından bıktığı ve hatta olumu arzuladığı doğru olabilir. Ancak intihar ettiğine inanmak mumkun değildir. 4 Haziran 1876 sabahı haremdeki kadınların cığlıklarıyla Abdulaziz'in vefat ettiği oğrenilmistir. Duruma mudahale eden Serasker Huseyin Avni Pasa, hemen Fahri Bey isimli Abdulaziz'in yakın hizmetkarlarından birine, "sultan Abdulaziz'in sabahleyin validesini ve cariyeleri yanından kovarak oda kapısını kapattığını, sakalını duzeltmek icin bir makas istediğini ve bu makas ile kollarının kan damarlarını kestiğini ve iceriye girildiğinde hayatını kurtarmanın mumkun olmadığını" soyletmisler; getirdikleri kendi tabiblerine doğru durust muayene bile ettirmeden subaylar eli ile cesedini acık bir sekilde Karakol'a iletmislerdir. Maalesef, resmi olarak tutulan olum raporunda, son zamanlarda akli dengesini bozduğu ve neticede intihar ettiği yazılarak mesele kamuoyuna boylece duyurulmustur. Konu daha sonra cok tartısılmıstır. Cunku tarih carpıtılmıs ve gizlenmistir. Mesele incelendiğinde gorulmektedir ki, olay intihar değil, acıkca Huseyin Avni Pasa, Mithad Pasa ve arkadaslarının islettikleri bir cinayettir.
    Zira; Evvela, Ahmed Cevdet Pasa'nın ifadesiyle, makasla sol kolunun damarlarını kestikten sonra yaralı kol ile sağ kolunun damarlarını kesmesi inanılmaz bir durumdur.
    İkinci olarak, koskoca Osmanlı Padisahının bu sekilde olumu uzerine, ser'an ve kanunen her cesit sorusturma ve tıbbi incelemenin yapılması gerekirken, asla bu yola gidilmemis ve sadece Fahri Bey denen birinden sorularak alel-acele sahte olum raporu hazırlanmıstır. Huseyin Avni Pasa, muayene taleplerini siddetle reddetmistir.
    Ucuncu olarak, asıl kendilerine sorulması gereken ailesine yani valide sultan ve cariyelere konu sorulmamıs, tam tersine, gelen subaylardan Nazif isminde birisi, Valide Sultan'ın kulağındaki altın kupeyi cekip alacak kadar alcalmıs ve hadiseyi bilen yakınları, olaydan sonra zulme ve baskıya maruz bırakılmıstır.
    Dorduncu olarak, Ahmed Cevdet Pasa'nın nakline gore, sonradan V. Murad'ın yakınlarından biri olayı kendisine anlatınca, Padisah olayın dehsetinden aklını kacırmıs ve delirmistir. Ahmed Cevdet Pasa, Huseyin Avni Pasa'nın bir aralık olayı kendisine anlatmak istediğini ve ancak anlatamadan öldüğünü bizzat nakletmektedir. Hatta Ahmed Cevdet Pasa 1298/1881 tarihine kadar olayın muphem ve supheli kaldığını, o tarihe kadar herkesin intihar ettiğine inandığını ve bu tarihden itibaren meselenin anlasıldığını kaydetmektedir.
    Besinci olarak, o donemi ve bizzat olay gunlerini yasayan muteber tarihcilerin (Ahmed Cevdet Pasa ve Mahmud Celaleddin Pasa giibi), son donem tarihcilerin (Abdurrahman Seref ve Mahmut Kemal gibi) ve de olay sırasında yayınlanan Avrupa basınının da kanaati olayın bir cinayet olduğu yonundedir. Kısaca, İngilizlerin kuklası olan Midhat Pasa, Huseyin Avni Pasa ve benzeri hırslı kisiler, kendi gayr-i mesru emellerine ters gordukleri Abdulaziz'i,
    İngilizlerin tahrikiyle sehid etmislerdir.
  • Kenan Yıldırım / 20 Ocak 2009 12:13

    Mıısrdaki Türk esirler

    Sevgili Hocam Mısırda birinci dünya savaşı sırasında esir düşen tüklerin ingilizler tarafından öldürüldüğü ve en önemlisi 15,000 kişinin kör edildiği mailleri dolaşmakatdır bu doğrumudur.
    saygılarımla,





Anket

Son zamanlarda belirgin olarak, belirli çevrelerce, Türk milletinin vasıflarını zedelemek amacıyla asker düşmanlığı pompalandığını düşünüyor musunuz?
  • Evet
  • Hayır